Çocuğa Karşı Şiddeti Önleme Ortaklık Ağı | Çocuğa Yönelik Ticari Cinsel Sömürü ile Mücadele Ağı | Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı’nın

Adalet Bakanlığı’nca hazırlanan “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun “Çocukların cinsel istismarı” kenar başlıklı 103 üncü maddesini değiştiren 13üncü maddesi ile ilgili görüşü.

Türk Ceza Kanunu’nun 103üncü maddesinde yapılması öngörülen değişiklikler çocukların cinsel istismardan korunması için yetersiz kalmaktadır.

Tasarı Anayasa Mahkemesi’nin 103üncü maddesini kısmen iptal ettiği karardaki gerekçesini göz ardı etmekte, kararın gerekçesine konu olan, failin de çocuk olduğu durumlarda kademeli ceza artışı ile ilgili bir düzenleme ön görülmemektedir.

Tasarıda aynı zamanda iletişim teknolojileri aracılığı ile çocukların cinsel istismarı konusunda bir tanımlama yapılmamaktadır. Böyle bir yasal boşluk, internet üzerinden çocuklara cinsel içerikli yazışmalara yapan ya da görsel paylaşan, çocuklara internet üzerinden buluşma teklifi eden faillerin cinsel istismar suçundan değil cinsel taciz suçundan yargılanmasına neden olmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Komisyonu Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’nin 23üncü maddesini ihlal eden yargı kararlarını beraberinde getirmektedir.

Ceza Kanununun 103.maddesi çocukların cinsel istismarını düzenlemektedir. Ancak madde metni yazılırken suç failinin/aracının çocuğun ağabeyi, babası vb. yakınları olması ve istismarın uzun yıllar sürmesi halinde çocuğun yaşadığı fiziksel ve duygusal derin travmayı göz önüne alınmamıştır. Bu durumdaki çocuk uzun süre istismara maruz kalmasına rağmen konuşmaya cesaret edemezse cebir olmadığı ve rızaya dayalı birliktelik olduğunun varsayılması gibi bir risk ile karşılaşılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi M.C.|Bulgaristan kararında da dile getirildiği gibi çocuk söz konusu olduğunda rıza olması ya da olmaması ya da çocuğun fiziksel olarak karşı koymaması cinsel istismar olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Küresel eğilim çocuk cinsel istismar vakalarında rızanın aranmasının çocuğun psikolojik sebeplerle ya da daha fazla şiddetin yaşanacağına yönelik korku nedeniyle gereksiz olduğudur. Bu nedenle, düzenlemenin değiştirilmesi ve çocukla ilişkiye giren kişinin kimliğine göre suçların tarif edilmesi ve çocuğun korunmaya çalışılan menfaatine uygun biçimde müeyyide konulması gerekmektedir.

Çocuğun cinsel istismarı ile etkin bir şekilde mücadele etmek için bütüncül bir yaklaşım gerekmektedir.

Çocuğa cinsel sömürü ve istismar yapan suçlunun kamu idaresinde çalışan biri olması durumunda Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’daki soruşturma izni şartlarının aranmaması ve ağırlaştırıcı koşul olarak kabul edilmesi kanuni güvenceye alınmalıdır.

Çocuğa karşı cinsel istismar suçundan hüküm giymiş bir kişinin, ileride çocuklarla temas halinde olunması gerektirecek bir işte çalışmaması için gerekli önlemler alınmalı, ulusal bir kayıt sistemi oluşturulmalıdır.

İletişim

Tel: +90-312-2902714

bilgi@cocuklarlagüçlüyüz.net | bilgi@cocugasiddetionluyoruz.net | info@ctcs-mucadele.net | info@cacav.net

www.cocuklarlarlagucluyuz.net | www.cocugasiddetionluyoruz.net | www.ctcs-mucadele.net | www.cacav.net

@cocuklarlaguclu | @VACPrevention | @ctcsmucadele | @CACAv2013

#BirBileneSorun

Benzer Yazılar